Geri Dön

BÜYÜK BRİTANYA

BÜYÜK BRİTANYA TuruBÜYÜK BRİTANYA TurlarıBÜYÜK BRİTANYA TatiliBÜYÜK BRİTANYA Vip Turu
  • BÜYÜK BRİTANYA Turu
  • BÜYÜK BRİTANYA Turları
  • BÜYÜK BRİTANYA Tatili
  • BÜYÜK BRİTANYA Vip Turu

Yaşayan Bir Tarih

Büyük Britanya, diğer adıyla Birleşik Krallık; İngiltere, Galler, İskoçya ve İrlanda’nın oluşturduğu, kıta Avrupası’ndan okyanusa uzanan ve iki adadan oluşan devletler bütünüdür. En eski halkları Anglosaksonlar ve Keltlerdir. Resmi olarak İrlanda’nın yalnızca kuzey bölgesi Birleşik Krallık’a dâhil. Fakat tarihin sayfalarını karıştırdığımızda bu iki adaya yerleşen tüm kültürlerin Britanya’yı Britanya yaptığı su götürmez bir gerçek. Büyük Büyük Britanya tarihi de adı gibi büyük ve derin.

Vikinglerin, Kelt ezgilerinin, yeşil tepelerin, Stonehenge’in, Shakespeare’in ve Game of Thrones’un topraklarındasınız. İngiltere’ye seyahatinizde elbette Londra’da Tate Modern’e uğramalı, London Eye’ı görmeli, Beatles’ı Abbey Road’da yâd etmelisiniz. Fakat Britanya denildiğinde akla ilk gelen şehir Londra olsa da Britanya’yı keşfetmek bundan çok daha fazlasını ister. Örneğin Londra’ya trenle yalnızca 2 saat mesafede bulunan York şehrinde Viking topraklarına uzanabilir, Shambles Sokağı’ndan 15. yüzyıla doğru yol alabilirsiniz.  

Kraliyetin Görkemli Dünyası

Britanya yolculuğunun olmazsa olmaz duraklarından biri de İskoçya’nın başkenti Edinburgh olacaktır. İskoç kültürüne has niteliklerin birçoğuyla burada tanışma fırsatı bulabilirsiniz. Burada kraliyetin ihtişamına, Vikinglerin, monarkların ve Shakespeare’in eseriyle ölümsüzleşen Macbeth’in dünyasına doğru görkemli bir yolculuğa çıkmanız kaçınılmaz. Tarihi yapıların, yemyeşil tepelerin, büyüleyici manzaraların arasında ve özellikle eski şehir bölgesindeki Royal Mile’da gezip görecek çok şey var.

Edinburgh’dan bir saatlik mesafede bulunan Glasgow’a uğradığınızda şehrin kültürel ve sanatsal birikimine hayran kalmanıza sebep olacak birçok durakla karşılaşacaksınız. Sayısız sanat galerisine, müzeye sahip olan şehir aynı zamanda İskoç opera ve balesinin de merkezi. En ilgi çekicisi ise Britanya’nın en büyük müzelerinden biri olan Kelvingrove Sanat Galerisi ve Müzesi. Britanya’nın tarihi objelerden tablolara geniş bir koleksiyona sahip olan müzenin kırmızı tuğlalı ve ince işçilik eseri zarif işlemeli mimarîsi de sizi kendisine hayran bıraktıracak.

Sıra İrlanda’ya geldiğinde Dublin’den başlamak gerekiyor. İrlanda; yemek kültürüyle, müzik ve edebiyat alanlarında dünyaca meşhur isimlerin evi olmasıyla dikkat çekiyor. Dublin’de bir Dubliner gibi gezebilmenin yolu biraz da James Joyce’un ayak izlerini takip etmekten geçiyor. Bir bakıma Joyce’un sayfalarında gezinir gibi gezineceğiniz sokaklarda, müzisyenlerin melodilerine eşlik edebilir, kafe ve barlarda hararetli muhabbetlere tanık olabilir, meydanlarda, parklarda şehrin renkli dokusuna karışabilirsiniz.

Kaçırmamak Lâzım

Büyük Britanya’nın gezilecek yerlerine başlarken öncelikle, Kuzey Avrupa’nın en büyük gotik katedrali olan York Katedrali’ni ziyaret etmelisiniz. York’dan ayrılmadan evvel Victoria Quarter’a uğrayıp hem alışverişin hem de mermer ağırlıklı muazzam mimarînin tadını çıkarabilirsiniz.

Fantastik edebiyat sevenler Edinburgh’da Harry Potter turuna çıkma fırsatını kaçırmamalılar. 

Edinburgh’da dünyanın en iyi çiftçi pazarlarından Farmer’s Market’ta yerel lezzetlerin tadına bakmalısınız.

İrlanda’nın kıyı şehirlerine ve denizcilik geçmişinin kültürel izlerine bir yolculuk yapın. Bu yolculukta Dalkey Kasabası’nı görmeyi ihmal etmeyin. Dun Laoghaire’de deniz ürünlerinin tadına bakmanızı tavsiye ederiz.

Dublin’de bulunan St. Patrick’s ve Chris Church Katedralleri’ni muhakkak görmelisiniz. Muazzam taş binaların şehrin dününden bugününe sükûnetini ve huzurunu nasıl da muhafaza ettiğine tanık olacaksınız.

İrlanda’nın Belfast şehrinde bulunan St. George’s Market’te yerel lezzetlerin peşine düşmeyi unutmayın. Haftasonu gittiğinizde caz melodileriyle keyfinizi ikiye katlayabilirsiniz.

Yine Belfast’ta Siyah Taksi Turu’na katılmalı ve ünlü duvar resimlerini keşfetmelisiniz. Konser, tiyatro, dans arayanlar ise MAC’e (Metropolitan Art Center) muhakkak uğramalı.

Dublin’de bulunan ve günümüzde müze olarak ziyaretçilere açık olan tarihi Kilmainham Gaol Hapishanesi’ni görmek İrlanda’nın politik kültürüne dair unutulmaz bir deneyim olacaktır.

Seyahat Danışmanımız Sizi Arasın