Geri Dön

SAN FRANCISCO

SAN FRANCISCO TuruSAN FRANCISCO TurlarıSAN FRANCISCO TatiliSAN FRANCISCO Vip Turu
  • SAN FRANCISCO Turu
  • SAN FRANCISCO Turları
  • SAN FRANCISCO Tatili
  • SAN FRANCISCO Vip Turu

Bir Amerikan rüyası, San Francisco!

Dünyaca ünlü Golden Gate Köprüsü, kendine özgü evleri, gökdelenleri ve muhteşem şehir manzarasıyla görülmeye değer birçok unsurun bir araya toplandığı nokta. Amerika’yı görmek isteyenlerin hayalindeki ilk duraklardan biri, San Francisco… Golden Gate Köprüsü’nü de kadraja alıp şehre bakmak bir sanat eserini seyretmenin hazzını yaşatıyor. Ve bu şehirde ne kadar yukarı çıkarsan, şehrin manzarası o kadar büyülüyor, o kadar hafızaya kazınıyor. San Francisco güzelliğiyle olduğu kadar mimarisi ve turistik değeriyle de görenleri kendine hayran bırakıyor. Dünyaca ünlü markalar, orijinal parçaların bulunduğu butik mağazalar ve ikinci el eşya dükkanları bir alışveriş tutkununun başını döndürmeye yetiyor. Şehir turuna ünlü Cable Car ile başlamak oldukça keyifli bir tercih. İlk duraktan binip son durağa gidince San Francisco hakkında az çok bilgi sahibi olunuyor. Ama San Francisco’yu keşfetmenin en güzel yanı şehri yürüyerek gezmek; çünkü şehrin her yanı farklı bir güzellik sunuyor. Sokaklarını, meydanlarını, yollarını, tepelerini gezdikçe insanı büyülüyor. Tepeden kıvrım kıvrım süzülerek inen rengarenk peyzajıyla Lombart Street’ın güzelliğini tarif etmek yeterli olur mu? San Francisco’yu karış karış gezmek gerek…

Filmlerden fırlamış ışıl ışıl bir şehir silüeti


San Francisco’nun meşhur tepelerinde yüzünüzü okyanusa dönüp yürüdüğünüzde çıkacağınız yer Fishermen’s Wharf oluyor. Fishermen’s Wharf'da okyanusun kıyısında yer alan güzel restoranlar, şık hediyelik eşya dükkanları, oyun parkları ve kafelerin yer aldığı Pier 39 oldukça popüler. En taze ve lezzetli deniz ürünleri buradaki restoranlarda sunuluyor. ‘İçi oyulmuş yuvarlak ekmeğin içinde yengeç ya da midye çorbası içmek mi?’ deyip bir saniye düşünmeyin bile, Pier 39’da bu muhteşem lezzet deneyimi sizi bekliyor. Rengarenk Pier 39’da sizi bekleyen bir diğer sürpriz ise kıyıdaki tahtalara uzanmış güneşlenen deniz aslanları! Evet yanlış duymadınız… Deniz aslanları Pier 39’da vakit geçirmeyi çok seviyor, tabii ziyarete gelen turistler de onları… San Francisco’ya gelip de şehrin simgesi haline gelmiş olan Golden Gate Köprüsü’nü görmeden olur mu? Kırmızı rengiyle orijinal bir görüntü sergileyen köprüyü yürüyerek geçenleri ‘köprüyü geçtim’ rozetleri ve t-shirtleri köprünün diğer ucunda bekliyor. Golden Gate ile aynı adı taşıyan park ise oldukça enfes bir doğal güzellik sunuyor. Golden Gate Parkı Central Park’tan bile büyük; gez gez bitmiyor, içinde müzeleri, gölleri, farklı sporlara ait sahaları ve bol bol yeşil alanı barındırıyor. Yürüyerek gezecek vaktiniz yoksa segwat denilen -Türkiye’de ginger olarak da bilinen- iki tekerlekli araçlarla ve bir rehber eşliğinde gezmek daha rahat bir yol olabilir. Turistik değerinin yanı sıra büyük bir finans merkezi olan şehrin kocaman binaları, iş merkezleri ve gökdelenleri şehrin silüetini belirliyor. Bu silüetin en belirleyici binası ise diğer binalar arasından sıyrılıp kendini belli eden San Francisco’ nun en uzun gökdeleni Transamerica Pyramid binası.

Meşhur bir Amerikalı olarak San Francisco


San Francisco misafirlerine birbirinden ilginç deneyimler sunuyor. Belki de bunlardan en popüleri Alcatraz Adası’na yolculuk. Şehrin en turistik aktivitelerinden biri olan bu ziyareti eşsiz kılansa efsanevi Alcatraz Hapishanesi’nin burada yer alıyor olması. Kaçışın imkansız oluşuyla ünlenen bu hapishaneden zamanında firar etmek için okyanusa atlayan mahkumlar, donma ya da köpek balıklarına yem olma riskini göze almak zorunda kalmış. Her gün muhteşem San Francisco manzarasına bakıp ona ulaşamıyor olmak da cezayı ağırlaştırmış olmalı… Günümüzde müze olarak gezilen Alcatraz Hapishanesi her gün birçok turist tarafından ziyaret ediliyor. San Francisco'da bir başka turistik yer ise Alamo Square. Akıldan çıkmayan güzellikteki mimarisiyle Victoria stili villaları, bilinen adıyla Painted Ladies, görenleri etkilemeyi fazlasıyla başarıyor. Tüm dünyada Full House (90’larda Türkiye’de Bizim Ev adıyla yayınlandı) dizisiyle hatırlanan bu şahane evler oldukça fotojenik.

Farklı kültürlerin buluşma noktası

San Francisco birçok farklı uyruktan insanın bir arada yaşadığı rengarenk bir kültüre sahip. Asya dışındaki en büyük Çin Mahallesi San Francisco’da bulunuyor. 1800lü yıllarda kurulan bu mahalle Çin kültürünün geleneklerinin yaşatıldığı bir yer. Buradaki Çinliler kimliklerini istedikleri gibi sergiliyor ve yakından tanıklık etmek isteyenlere de keyifli bir durak sunuyor. Günümüzde hala yaşatılan bir diğer kültür ise Japonlara ait. Golden Gate Parkı’nın ortasında cennetten bir bahçeyi anımsatan Japanese Tea Garden, Japon bahçe sanatının özgün bir örneği. Doğanın sükunetini hayranlıkla izleyeceğiniz Japanese Tea Garden’da yer alan taş yollar, yerli Japon bitkileri, Zen bahçeleri, kemerli davul köprü ve taş fenerler San Francisco içinde bambaşka bir dünya sunuyor. Farklı kültürlerin ve farklı mutfakların bir araya geldiği, rengarenk bir başka mahalle ise Mission. Burası San Francisco internet sektörünün büyük merkezlerinden biri. San Francisco’nun internet sektörü girişimcisi beyaz yakalıları ve sanatçıları Mission mahallesinde yaşıyor. En iyi cafeler, en iyi restoranların yer aldığı bu mahalleye uğramadan San Francisco turu tamam sayılamaz.

Kaçırmamak lazım

Golden Gate’te piknik yaparak yorgunluk atabilir, doğayı resmedenleri ve spor yapanları izleyerek keyifli bir gün geçirebilirsiniz.

Şehrin dışına çıkıp bambaşka bir San Francisco ile tanışmak isterseniz rotanız Sausalito! Deniz kıyısında, yemyeşil Sausalito’da zamanı yavaşlatabilir, huzur dolu anlar yaşayabilirsiniz.

Keyifli vakit geçirmek için Pier 39’daki Hard Rock Cafe’ye ve muhteşem manzaralı Bubba Gump’a uğramanızı öneririz.
 
Coit Tower, Telegraph Hill denilen tepede yer alıyor. Siz de 1933 yılında inşa edilmiş 63m yüksekliğinde bu kuleden San Francisco’nun panoramik fotoğrafını çekebilirsiniz. Şehir manzarasına hakim diğer tepeler ise Tween Peaks…

Greko-Romen esintili ‘Palace Of Fine Arts’ yani Güzel Sanatlar Sarayı’nın etkileyici manzarasında bol bol hatıra fotoğrafı çektirebilirsiniz.

Çatısında bitki yetiştirilen California Academy of Science oldukça büyük ve gösterişli bir müze. Bir doğa tutkununun aklını başından alabilecek bu müze görülmeye değer.

Mission mahallesinin dört bir yanını sarıp sarmalayan duvar resimlerini hayranlıkla izleyebilir ve fotoğraflarını çekebilirsiniz.

Mission mahallesine gitmişken Meksika mutfağının eşsiz lezzetlerini denemenizi de tavsiye ederiz. Önerilerimiz ise lezzet patlaması soslarla Meksika mutfağının olmazsa olmazı Taco.

Seyahat Danışmanımız Sizi Arasın