Geri Dön

SİCİLYA

SİCİLYA TuruSİCİLYA TurlarıSİCİLYA TatiliSİCİLYA Vip Turu
  • SİCİLYA Turu
  • SİCİLYA Turları
  • SİCİLYA Tatili
  • SİCİLYA Vip Turu

Dört Tarafı Tarihle Çevrili Ada

Sicilya, İtalya’ya bağlı özerk bölgelerden biri ve Akdeniz’in en büyük adası. Roma, Yunan, Ostrogot, Bizans kültürlerinin Sicilya tarihinde önemli izler bırakmıştır. Buraya yapılacak bir seyahat, kuşkusuz Yunan ve Roma dönemi kalıntılarından barok mimari örneği kasabalara, Rönesans saraylarından neoklasik tarzda tiyatrolara kadar ihtişamlı ve büyüleyici birçok yapının arasında yani tarihin içinde dolanmak anlamına geliyor. Bu sebeple Sicilya turu tarih sevenler için beklentileri fazlasıyla karşılayacaktır.

Dünün, Bugünün, Yarının Sanatı

Antik dönemin belki de en önemli Sicilyalısı, matematikçi Arşimed. Ayrıca her ne kadar Shakespeare ile özdeşleşen bir edebiyat formu olsa da sone türü esasen 13. yüzyılda Sicilyalı şair Giacomo da Lentini tarafından bulunuyor ve Floransalı Dante ile dünyaca bilinen bir form haline geliyor.

Dünyayı anlamamıza bilimin yanı sıra sanatla katkısı olmuş yakın çağımızın önemli insanlarını da yetiştirmiş bir coğrafya Sicilya. Nobel ödüllü, İtalyan tiyatrosunun klasikleşen ismi Luigi Pirandello ve edebiyatçı Salvatore Quasimodo ile modaya yön veren Dolce&Gabbana’nın bir yarısı Dominico Dolce’nin evi olan Sicilya’da tarih yüzyıllardır rasyonel akıl ve estetik zevk ile yazılıyor. 

Doğa, İnsan ve Zaman Yaratımı

Sicilya’nın kültür tarihinin yaratıcı ve gelişmiş oluşu, bir yandan tarihin bir yandan da doğanın eseri olsa gerek. Sanata ilham verecek güzellikte bir doğanın içerisinde bir kültür tarihi yazılmasına şaşırmamalı. Bu kültürel tarihin ardında bıraktığı eserler bir yanda, her zaman orada olan ve dünyanın soluğuyla şekillenen eşsiz bir doğa diğer yanda. UNESCO Dünya Mirası olan birçok antik tiyatro yapısı, ihtişamlı opera binaları, müzeleri, tapınakları insan yaratıcılığının en güzel örneklerini gözler önüne sererken; Etna Yanardağı’nın görkemli boyutları, Akdeniz’in engin mavisinin yanı başında sürüp giden vahşi yaşamı, yalnız dalgaların sesini duyabileceğiniz bir sükûneti sağlayan Zingaro Doğa Rezervi Sicilya’da doğanın zarafetine saygı duymamayı imkânsızlaştırıyor.

2018’de İtalya’nın kültürel başkenti seçilen, aynı zamanda Sicilya’nın da başkenti olan Palermo’da Politeama Meydanı’ndan başlayarak tarihi eski şehir bölgesini karış karış gezmek gerek. Yerel halkın meydana verdiği Politeama ismi burada bulunan görkemli Politeama Tiyatro binasından geliyor. 

Sicilya’nın en çok ziyaretçi çeken bölgelerinden biri Agrigento’da bulunan Tapınaklar Vadisi. M.Ö. 510-430 yıllarını işaret eden sekiz adet tapınağın ve diğer birçok tarihî yapının bulunduğu UNESCO Dünya Mirası olan bu arkeolojik park, bu coğrafyanın geçmişini şekillendiren medeniyetlerin kültürünü tanımak isteyenler için en doğru adreslerden biri.

Sirakuza’da yine birçok Sicilya tarihi ile ilgili yapıyla karşılaşabiliyorsunuz; fakat Sirakuza’nın ayırt edici bir yanı M.Ö. 5. yüzyıl kadar eski bir tarihin göz alıcı eseri olan Yunan tiyatrosu. Kaçırılmaması gereken bir diğer deneyim ise Dionysos’un Kulağı mağarasını ziyaret etmek. Muazzam bir akustiğe sahip olan mağarada yankılanan seslerin yarattığı masalsı havaya şahitlik etmeli hatta bizzat sesinizi Dionysos’a duyurmalısınız.

Kaçırmamak Lâzım

Palermo’da, Godfather serisinden bir sahnenin çekilmiş olduğu İtalya’nın en büyük opera binası 1897’de yapılan Teatro Massimo’yu da görmelisiniz.

Palermo’nun sokak aralarında kurulan pazarların arasında gezinmeli, sevimli pastanelerden birinde Sicilya’ya has tatlılardan Cannoli ya da Cassata’yı denemelisiniz. Mercato di Capo’ya uğramayı unutmayın.

Lampedusa’ya vakit ayırıp berrak denizin ve volkanik kayalıklardan oluşmuş doğal havuzun tadını çıkarın, şansınız varsa deniz kaplumbağalarıyla selamlaşın. 

Kızarmış iri patlıcan taneleri, domates ve Ricotta peyniriyle leziz bir tat olan Pasta Alla Norma’yı denemenin adresi Sicilya’nın ikinci büyük şehri olan Catania.

Enna şehrinde Piazza Armerina’da dünyanın en iyi korunmuş mozaiklerinden olan Roma mozaiklerini görün.

Taormina şehrinde Orta Çağ yapılarının arasında dolaşın, serin sokaklarını gezin ve yapımı M.Ö. 3. yüzyıla uzanan Teatro Greco’yu ziyaret edin. Buradan Naxos koyunun ve Etna’nın göründüğü eşsiz manzaraya dalıp gidebilirsiniz. Tepeye kurulmuş bu şirin ve tarihi kasabanın en güzel plajlarından Isolo Bella ve Giardini Naxos’ta denizin tadını çıkarmayı da ihmal etmeyin.

Seyahat Danışmanımız Sizi Arasın