Geri Dön

ÜRDÜN

ÜRDÜN TuruÜRDÜN TurlarıÜRDÜN TatiliÜRDÜN Vip Turu
  • ÜRDÜN Turu
  • ÜRDÜN Turları
  • ÜRDÜN Tatili
  • ÜRDÜN Vip Turu

Arap Yarımadası’nda Orta Doğu’nun medeniyetlere ev sahipliği yapmış ülkelerinden biri olan Ürdün yeninin ve eskinin yan yana olduğu, tarihsel mimarinin bugüne muazzam eserler miras bıraktığı masalsı bir coğrafya. İnanışların kutsal saydığı toprakların kesişiminde yer alan Ürdün’de yaşam da inanışların yarattığı tarihi kültürlerle şekillenmiş halde.

Ürdün’ün kuzeyinde yer alan ve genel nüfusun neredeyse yarısının yaşadığı Ürdün’nün başkent Amman, toprak rengi çatısız binaların yan yana sıralandığı, kaostan çıkan bir estetiğin ürünü. Bir yanına çölü bir yanına verimli Ürdün Vadisi’ni almış olan başkent zıtlıkların buluştuğu bir noktada yer alıyor. Merkezde binaların, alışveriş noktalarının, kafe ve restoranların modern bir mimariyi işaret edişinin yanı sıra eski çarşı kısmında geleneksel zanaatların sürdürüldüğü küçük dükkânların tarihi cazibesi de şehrin çehresini tanımanıza fırsat veriyor.

Dağa Oyulan Şehir Petra

Ürdün turunun olmazsa olmaz rotalarından biri kesinlikle Petra Antik Kenti. İnsanın ve doğanın beraber yaratmış olduğu bu harikuladeliği yakından görmek unutulmayacak bir deneyim olacaktır. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan en etkileyici bölgelerden biri burası. Kızıla ve pembeye çalan masalsı renkleriyle devasa dağların arasındaki koridorlarda gezinmek, taşa oyulmuş bir şehrin dünyasında kaybolmak dünyanın başka hiçbir yerinde tecrübe edilemeyecek bir macera.

Şehrin girişi dar bir boğaz olan Siq bölgesinden yapılıyor. Burada doğanın büyüleyiciliği eşliğinde bir yürüyüşü tamamlamanın ardından Hazine (Al-Khazneh) bölgesine yani şehrin esas kısmına ulaşıyorsunuz. Hazine bölgesi, kayalara ince ince nakşedilmiş devasa yapıları gözler önüne seren, insanın ve doğanın tarihin eski sayfalarından bugüne seslendiği, adı üzerinde gerçek bir hazine. Nebatilerin kralına bir lahit olarak inşa edilen yapı yüzyıllar önceki insan dehasını ortaya koyar nitelikte.

Mavi Sularda Huzur ve Şifa

Deniz seviyesinden 400 metre aşağıda yer alan, dünya üzerindeki en alçak nokta Ölü Deniz, Ürdün’ün çölün sepya filtresinden mavinin tonlarına uzanan kontrastlarından bir diğeri. Ölü Deniz’in doğu kıyıları Ürdün sınırları içerisinde yer alıyor.

Denizlere göre on kat daha tuzlu ve mineraller bakımından oldukça zengin, ılık bir suya sahip olan Ölü Deniz sağlık turizmi açısından da oldukça revaçta. İnanışların ruhani atmosferi ile doğanın arındırıcı etkisini birleştiren bu bölge uğramadan dönülmemesi gereken bir yer.

Çölde Kamp: Wadi Rum

Sıra geldi Ürün’de neler yapılır sorusunu cevaplamaya. İlk önce çöl denildiği zaman aklınıza gelen negatif senaryoları bir kenara bırakıp Wadi Rum’a giderek çöl deneyiminin tadını çıkarmalısınız. Kayaların heybetiyle çevrelenmiş sessiz bir ihtişamı yansıtan Wadi Rum’u bir rehber eşliğinde deve sırtında yahut araç kiralayarak keşfetmek mümkün. T.E. Lawrence’ın “engin, yankılanan ve tanrısal” sıfatlarıyla tanımladığı Wadi Rum, göz alıcı kayaların, kumulların ve uçsuz bucaksız kızıl bir genişliğin büyüleyici atmosferiyle başka bir gezegendeymişsiniz hissini yaratabilecek derecede etkileyici. 

Kaçırmamak Lâzım

Ölü Deniz’in birçok kozmetik ürününde kullanılan sağlıklı siyah çamuruna bulanma deneyimini kaçırmamalısınız. Denizin tadını çıkarırken günbatımına denk gelmeyi ihmal etmeyin.

Maceracılar, Wadi Rum’da yamaç paraşütü, balon gezisi gibi imkânları muhakkak değerlendirmeli.

İtalya’dan sonra en iyi korunmuş Roma harabelerinin bulunduğu Ürdün’ün Jerash bölgesini görmek gerek.

Wadi Rum’da geceyi geçirmek isterseniz, bir Bedevi kampında konaklamak unutulmaz bir deneyim olacaktır. Gecenin ve çölün sesine karışan kamp ateşinin etrafında huzurun ve mistisizmin tadını çıkarabilirsiniz.

Başkentte Kral Abdullah Camii’ni ziyaret etmelisiniz. Mimarisini dikkatle ve hayranlıkla inceleyeceğiniz şüphesiz.

Seyahat Danışmanımız Sizi Arasın