SeturSelect

Yepyeni Bir Yaşa Merhaba

Seturselect ile yeni yaşımızda da hayallerini kurduğunuz anları gerçeğe dönüştürmeye devam ediyoruz. A’dan Z’ye tüm detaylarıyla kişiye özel seyahat planlaması, yine kişisel zevklere hitap eden detaylarla programlama ve nihayetinde ortaya çıkan unutulmaz yolculuk anıları… Yıllardır keyifle sürdürdüğümüz çabalarımız, seyahat algısını ve pratiğini günün koşullarına, trendlerine ve en çok da sizlerin zevklerine hitap eden bir hâle getirebilmeyi hedefliyor. Seyahate bir yaşam biçimi olarak yaklaşan yetkin danışmanlarımızın bilgi ve deneyimi, organizasyon ekiplerimizin titiz çalışmaları ve özverileriyle, hayalinizi en verimli ve keyifli şekilde yaşayabileceğiniz seyahat

programlarını hazırlamaya yıllardır aynı heyecanla devam ediyoruz. Hayallerinizden ilham alarak kurduğumuz seyahat anılarınızda güveniniz bizim için her zaman ilk sırada yer alıyor. SeturSelect, yılların deneyimini yeni yaşında da sizlerle buluşturmaya, hayallerinizle birleştirmeye devam ediyor.

SeturSelect olarak seyahat hayalleriyle ve coşkusuyla dolu bu yepyeni yaşımızda da sizlerin mutluluğu ve güveni için, sizlerle birlikte çalışıyoruz. Yeni deneyimlerin, yeni maceraların, yeni rotaların ve yeni anıların peşinde heyecanımıza ve hayal gücümüze sınır tanımıyoruz.

Safari ve

Sürdürülebilir Seyahat

Doğaya Saygılı Bir Seyahat İçin Günümüzde hayatın her alanında, gezegenimizin dengesinin korunmasına dair önlemlerin çok daha sık ve çok daha yüksek sesle konuşulduğu, tartışıldığı günlerden geçiyoruz. İzolasyon dönemleriyle beraber hareketliliğin azaldığı son iki senenin ardından yeniden canlanmaya başlayan seyahat alanında da bu tartışmalar yapılmaya devam ediyor. Sürdürülebilirliğin, karbon ayak izinin, çevre kirliliğinin, enerji ve kaynak tüketimi gibi konuların aşikar ve acil bir konu olarak karşımıza çıkması seyahat alanındaki pratiklerin de yeniden düşünülmesine sebep oluyor.

Doğanın Dengesine Uyumlu Bir Safari Doğayı en yabanıl hâliyle keşfetmeye ve canlıları kendi devinimleri, döngüleri içerisinde gözlemlemeye fırsat sunan bir seyahat türü olan safari de güncel sorunların ve çözümlerin konuşulmaya başladığı bir alan. Peki bir safari turu ile vahşi yaşamı keşfetmenin sürdürülebilir, doğa dostu olması için neler yapılabilir? National Geographic tarafından bu konuda belirlenen 3 ana başlık bulunuyor. Çevre dostu olmak; kültür ve doğayı korumak ve sosyo-ekonomik dengede yerel olanı savunmak. Bu başlıklara daha detaylı baktığımızda bireysel tercihlerde de uygulanabilecek pek çok yöntem göze çarpıyor.

Neler Yapılabilir? Grup hâlinde safari: Karbondioksit salımı ve yakıt harcamasını minimum düzeyde tutabilmek için gruplar hâlinde yola çıkmak ve en çok karbon salımına sebep olan hava yolu ulaşımını mümkün olduğunca az tercih etmek gerekiyor.

Konaklama tercihi:

Konaklanacak otelin uygulamaları, çevre alanında uluslararası sertifikalara sahip olup olmadığı, enerji tercihleri, su kullanım ve atık prosedürleri, yerel üreticilere ve topluluklara destek olup olmadıkları karar vermede etkili ve önemli detaylar.

Beslenme:

Paketli gıdalardan ziyade yerel üreticilerin taze ürünlerine ulaşmak, buraları destekleyen, plastik kullanımına karşı olan konaklama yahut restoran seçeneklerine yönelmek, yararlı olacaktır.

Yerellik:

Safarinin yoğun olduğu Afrika ülkelerinin çoğu ekonomik olarak sıkıntı çeken ülkeler olduğundan, seçilecek turların yerel menşeli olması ve yerel ekonominin desteklenmesi öncelikli başlıklar arasında.

Çevre Dostu Organizasyonlar:

Tur ya da konaklamada seçilecek yerin yerel halkların sorunlarına çözüm üreten organizasyonlarla işbirliği içinde olmaları, eğitimin ve ekonominin gelişmesine; kültürün ve doğanın korunmasına olanak sağlayan çalışmalara destek olması da tercihlerinizi belirlerken sizlere yardımcı olacaktır.

Sosyal Medya:

Vahşi doğada görülen nadir türlerin fotoğrafları, lokasyon belirtilerek paylaşıldığında maalesef avcılara doğrudan yer gösterilmiş oluyor. Bu alanda giderek artan hassasiyete özen göstermek, vahşi yaşamın savunulması için önemli bir farkındalık.

Yerli Kültür ile İletişim:

Safari yapılan coğrafyalarda yaşayan kabileler, yerli topluluklar ile iletişim kurmak önemli noktalardan biri. Böylesi bir karşılaşma ile kurulan iletişim, yerel hayatı hem daha iyi anlamak hem de onu korumak için en güzel yollardan biri olacaktır.

Chenot

"Detox Programları"

Önce Zinde ve Sağlıklı Yaşam Sağlıklı yaşam alanında geliştirilen metotların çoğundan farklı bir yöntem 70’li yıllarda İsviçre’de filizlendi. Henri Chenot tarafından geliştirilen ve Chenot Metodu adını alan bu yaklaşım bedene bütüncül bir yaklaşım sunarak zindeliği ve sağlıklı yaşlanmayı sağlayan bir disiplin. Chenot Metodu’nu farklı kılan özelliği, hastalık yahut rahatsızlıkların oluşumdan sonra tedavi amaçlı olmaktan ziyade bedeni ve zihni hastalıkların oluşumundan önce optimum düzeyde bir zindeliğe kavuşturmayı amaçlaması. İsviçre kökenli bir sağlıklı yaşam merkezi olan Chenot, 50 yıldan fazla süredir, geliştirilen araştırma ve yöntemlerle; Palace, Espace ve Spa olmak üzere üç farklı konseptiyle dünyanın pek çok yerinde hizmet veriyor. İsviçre merkez olmak üzere, İtalya, Azerbaycan, Yunanistan, Karadağ, Malezya, Fas ve Rusya’da da şubeleri bulunan Chenot’da programlar, 7 gecelik konaklama dahilinde uygulanan tanı yöntemleri ve tamamen kişiye özel ihtiyaçlara göre hazırlanmış detaylarla oluşturuluyor.

Metodun Yaratıcısı: Henri Chenot Fransız bir ailede büyümüş Katalan kökenli Henri Chenot, bu yaklaşımın kurucusu. Öncelikle eğitimini biyoloji alanında tamamlayan Chenot, daha sonraları psikoloji, Çin tıbbı ve fiziksel metotlarla tedavi öngören natüropati alanında çalışmalar yürütmüş. Önleyici sağlık hizmeti olarak tarif edilebilecek olan bu yöntem ile geniş kitleleri etkileyen Chenot, ilk kliniğini 1974’te Fransa’nın güneyinde Cannes şehrinde açmış ve ardından Avrupa’nın pek çok şehrine bu yaklaşımı anlatmak üzere seyahatler gerçekleştirmiş. Biontoloji yani yaşam bilimi konseptini oluşturan Chenot, sağlık alanına hastalık öncesi önleyici bir yaşam biçimi olarak bakıyor. Chenot için, kişiyi her zaman zinde tutan bir yaşam disiplini edinmek, ömür boyu beden ve zihnin dengeli, uyumlu bir şekilde gelişmesini ve ilerleyen yaşlarda sağlıklı yaşlanmayı sağlayan bir yaklaşım.

Chenot Grubu ve araştırmaları için bir diğer önemli isim ise Dr. George Gaitanos. Chenot’nun İşletme ve Bilimsel Araştırmalar Başmüdürü olarak görev yapan Gaitanos, aynı zamanda grubun resmî sözcüsü ve Henri Chenot’nun halefi olan isim. En gelişkin teknolojilere dair araştırmalarıyla Chenot Metodu’nun gelişmesine büyük katkılar sunan Gaitanos, bilimin ve yaratıcılığın izinde Chenot konseptini geleceğe taşıyan aktörlerden.

Advanced Detox, Recover & Energise ve Prevention & Ageing Well gibi üç farklı kategoride programlar oluşturan Chenot’da, bu programlar dahilinde, farklı uygulamalar ile bir harmoni yaratılıyor. Medikal, hidroterapi, performans, spor, fitness, estetik gibi farklı kategorilerden kişiye uygunları seçilerek 7 gecelik bir program oluşturuluyor. Proaktif bir sağlık hizmeti olarak da düşünebileceğimiz Chenot Metodu’nda, size ise bedeninizi, zihninizi ve elbette ruhunuzu besleyecek bir bakımın, dengenin ve mutluluğun tadını çıkarmak kalıyor.

Chenot Palace Weggis Dünyanın pek çok yerinde faaliyet gösteren Chenot merkezlerinin ilki, önde geleni ve en kapsamlısı İsviçre’de bulunan Chenot Palace Weggis.

Konumuyla da ruha dinginlik veren bir lokasyonda bulunan Chenot Palace Weggis, Luzern Gölü’nün kıyısında, İsviçre Alpleri’nin eteklerinde, tablo gibi bir manzaranın içinde konumlanıyor. Japon bahçeleriyle ve sadeliği ön planda tutan dekorasyonuyla da ruha dokunan Chenot Palace Weggis, 7 günlük medikal programını estetik duyulara hitap eden bir mimari ile de destekliyor.

Üç Farklı Şehirde Sonsuz Keşif

Belçika’nın Tatları

Gezginler için her zaman en keyifli ve gözde rotalardan biri olan, tarihî durakları, gastronomisi, sokak lezzetleri ve kültürel mekânlarıyla göz dolduran Belçika’yı keşfetmeye doğru yolculuğa çıkıyoruz.

İkonik mekânların, lezzetlerin ve her biri kendine has karakteriyle biricik şehirlerin peşine düşerek Brüksel, Ghent ve Brugge’ü kapsayan renkli ve keyifli bir keşfe doğru yol alacağız. Üç farklı şehir tarihî birikimleri, mimarileri ve kültürleriyle hafızalarımızda yer ederken damaklarımızda ise Belçika’nın vazgeçilmez tatları yer edecek. Sokaklarda sıkça rast geleceğimiz patatesten harikalar yaratan sokak satıcıları ve büfeler, gün boyu gezilerimizin leziz molaları ve eşlikçileri olacaklar. Hamuru tuzlu tatlı arası bir lezzete sahip olan, pudra şekeri krema ve çilek gibi taze meyvelerle bezenen, Belçikalıların çoğunlukla kahvaltıda yediği meşhur waffle da en sade, klasik hâlinden en sıradışı versiyonuna kadar damaklarımızı şenlendiren bir diğer lezzet olacak.

Tatlı severler için waffle ile beraber harikulade eşlikçilerden biri çikolata olsa gerek. Hem waffle’ı hem çikolatası meşhur Belçika’da olduğunuzda ise bu keyif katlanarak artacak demektir. Yalnızca waffle ile değil tek başına da çikolataya geniş vakit ayırmak gerektiğini de belirtelim. Şehrin pek çok noktasında, sonsuz çeşide sahipmişçesine bol seçenek içeren, her bir pastacının estetik ve gastronomik hünerini yarıştırdığı çikolatacılar da sık sık uğrayıp tadım yapacağımız karşı konulamaz duraklar arasında olacak.

Turumuza ilk olarak başkent Brüksel’i keşfederek başlayacağız. Brüksel’in tarihî dokusunun zenginliklerine doğru adım adım ilerleyeceğimiz şehir turumuzda 1873’te inşa edilen ve bugün Avrupa Borsalar Binası olarak kullanılan görkemli yapıyı göreceğiz.

Yunan tarzında bir mimarisi olan ve sergilere de ev sahipliği yapan Borsa Binası’nın alt katlarında 13. yüzyıldan kalma bir manastırın kalıntıları olduğu tahmin ediliyor. Bu hem görkemli hem gizemli yapının ardından bir sonraki tarihî durağımız, sanatsever gezginleri cezbedecek olan Belvue Müzesi ve görkemli mimarisiyle göz dolduran 18. yüzyıl yapısı Kraliyet Sarayı olacak. Bu iki durakta Brüksel ve Belçika tarihine, sanatına doğru adım attıktan sonra açık havada olanca heybetiyle gündelik hayatın akmaya devam ettiği Grande Place (Büyük Meydan) bir diğer keşif noktamız olacak. Şehrin en geniş meydanı ve birincil buluşma noktası olan Grand Place’ta şehrin capcanlı atmosferine tanıklık ettikten sonra Brüksel’deki gezimizi tamamlayarak bir diğer tarihî şehre Ghent’e geçeceğiz.

Ghent ve Brugge’de Orta Çağ Havası Tarihi 7. yüzyıla uzanan ve kumaş üretimi alanında ülkenin ve dünyanın meşhur noktalarından biri olan Ghent’te Aziz Nikolas Kilisesi ve Aziz Bavo Katedrali şehrin tarihî ve mimari dokusunu hissetmemizi sağlayacak. Ghent’i meşhur kılan kumaş üretiminin tarihi ve kültürünü ise Tarihî Kumaş Borsası’nda keşfe çıkacağız. Aziz Nikola Kilisesi ile Leie Nehri arasında konumlanan, şehrin en önemli meydanı olan Korenmarkt’ta capcanlı kafe, restoran, bar ve mağazaların arasında keyifli ve dinamik bir atmosfere dahil olduktan sonra rotamızı Orta Çağ dokusunu koruyan masalsı Brugge şehrine çevireceğiz.

Kartpostallara yaraşır, masal gibi manzaraların ev sahibi Brugge şehrinde fantastik bir film setindeymiş izlenimi uyandıran sokakları, caddeleri ve mekânları keşfedeceğiz. Brugge’ün en güzel panoramik manzarasını sunan meşhur Belfry Kulesi de şehir turumuzun olmazsa olmaz noktaları arasında yerini alacak. Duc de Bourgogne Brugge Restaurant’ta alacağımız akşam yemeği ile şehrin gastronomik dünyasına leziz bir adım attıktan sonra yeniden başkente doğru yola çıkacağız. Brüksel’de geçireceğimiz son günümüzde 1877 yılında kurulan ve Belçika’nın ilk tavernası olan A La Becasse; şehrin meşhur heykeli Manneken Pis yakınlarında konumlanan tarihî Poechenellekelder keşfedeceğimiz

mekânlar arasında yer alacak. Şehrin ikonik yapılarından biri olan Atomium bir diğer ziyaret noktamız. 1958 yılında Expo 58 fuarı için yapılan, tasarımında André Waterkeyn imzası bulunan anıt bina Atomium’u gezerek Brüksel’in modern mimarisine dair bilgiler edineceğiz. Başkentte uğrayacağımız son nokta ise 1930 yılında inşa edilen, 1985’te futbol tarihinin en karanlık facialarından biri olarak bilinen Heysel Faciası’na sahne olan Heysel Stadyumu olacak. Belçika’nın üç önemli şehrinde, tarih, kültür, mimari ve gastronomi keşifleriyle dolu turumuzu, zihnimizde anılar, damağımızda tatlar ve ruhumuzda benzersiz duygular biriktirerek tamamlayacağız.

Dünyanın En İyi

Yağmur Ormanı Otelleri

Taptaze Orman Havasıyla Eşsiz Bir Konaklama Doğal güzellikleri korumaya, dünyanın kaynaklarını doğru ve dengeli kullanmaya yönelik uygulamalar çoğalırken ve bilinç artarken konaklama seçenekleri de bu yönde adımlar atıyor ve dönüşümler geçiriyor. Özellikle de millî parklar, doğa rezervleri, endemik türlerin bulunduğu özel koruma alanlarına yakın olan işletmeler için çevre dostu uygulamalar oldukça önemli. Dünyanın akciğerleri olarak tarif edilen yağmur ormanları da ekosistemin, doğal dengenin en önemli parçalarından biri. Bu ormanların tam kalbinde konaklamak ise onları keşfetmenin en güzel yollarından. Doğa tutkunu gezginler için her zaman cezbedici bir rota olan yağmur ormanlarında doğa dostu ve büyüleyici konaklama seçeneklerine gelin birlikte göz atalım.

Mashpi Lodge, Ekvador Ekvador’un başkenti Quito’ya yalnızca 100 kilometre mesafede konumlanan Mashpi Lodge, Choco Yağmur Ormanları’nın büyüleyici atmosferinin kalbinde yer alıyor. Deniz seviyesinden 950 metre yüksekte kurulmuş olan Masphi Lodge, eski bir kereste kesim merkezinin sürdürülebilir inşa teknikleriyle yeniden hayata kazandırıldığı doğa dostu bir konaklama seçeneği.

Ağaçların göz alan yemyeşil denizi ile bulut denizinin kesişiminde konumlanan Masphi Lodge, camları zeminden tavana kadar uzanan 23 odasıyla yağmur ormanının ortasında muhteşem manzaralar sunuyor. Fauna ve florasında yüzlerce farklı türe ev sahipliği yapan bu yağmur ormanı endemik türlerin de yuvası. Özellikle yalnızca buraya has olan kurbağa türü ve orkide çeşidi bölgede korunan doğal güzellikler arasında. Mashpi’de konaklarken yağmur ormanı doğasını keşfetmenin en keyifli yollarından biri, Masphi’nin açık hava terası. Ağaçların derinlerine doğru uzanan teras özellikle sabahın erken saatlerinde kuş gözlemi için muazzam fırsatlar sunuyor. Masphi’nin uzman doğa rehberleri ve keşif liderleri öncülüğünde programlanan aktivitelerle de ormanın derinlerindeki maceraları keşfedebilirsiniz.

Isla Palenque, Panama Isla Palenque, Panama’nın Pasifik Okyanusu’na nazır kıyılarında, Chiriqui Körfezi’nde tropikal bir ada macerası sunuyor. Gerisinde yağmur ormanları, karşısında muazzam bir kumsal ile okyanusa açılan manzarasıyla Isla Palenque, ismindeki palenque kelimesinin yerel karşılığındaki gibi gerçek bir “sığınak”. Göçmen kuşların, maymunların, mercan resiflerinin rengârenk dünyasının kalbinde tropikal bir ada macerası yaşamak isteyenler için burası biçilmiş kaftan. Cayuga Collection bünyesinde yer alan ve tasarımcı, mimar Benjamin Loomis tarafından hayata geçirilen Isla Palenque, 8 küçük bungalovu ve bir villasıyla nadide bir deneyim yaşatıyor. Sonsuzluk havuzu, hamak keyfi, dalış, kano imkânları, Panama’ya has leziz menüleri, el değmemiş ormanları, sahil boyunca 1,3 km uzanan kumsalı Playa Palenque'in yanı sıra 6 farklı plajıyla Isla Palenque doğanın gizemlerini ve güzelliklerini doyasıya yaşatan bir seçenek.

Clayoquot Wilderness Lodge, Kanada Bir yağmur ormanının derinlerinde konaklama imkânı sunan diğer göz alıcı seçenek ise Clayoquot Biyosfer Rezervi dahilinde bulunan Clayoquot Wilderness Lodge. Yağmur ormanı dendiğinde akla gelen bir rota olmamasıyla şaşırtan, Kanada’nın British Columbia bölgesinde Pasifik Okyanusu’na nazır Vancouver Adası’nda konumlanan Clayoquot Wilderness Lodge, tamamen yabanıl doğanın içinde gözlerden uzak bir konaklama sunuyor. Oldukça İzole konumda bulunan otele yalnızca deniz uçağıyla ulaşılabiliyor. "Vahşi doğada lüks" sloganını benimseyen Clayoquot, okyanus kenarında spa imkânı, orman keşfi, rehberli doğa yürüyüşleri gibi aktiviteleri; doğada gözlemleme fırsatı bulunabilecek kel kartallar, siyah kürklü ayılar ve balinaları ile tabiatın sınırsız ışıltısını ve gizemini keşfetmeye çağıran lokasyonlardan.

Silky Oaks Lodge Avustralya Silky Oaks Lodge, Avustralya’nın Queensland eyaletinde, Daintree Yağmur Ormanı'nda, Great Barrier Resifi ile kesişen, doğanın gücünü ve güzelliğini tüm heybetiyle yansıtan bir lokasyonda konumlanıyor. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Daintree Yağmur Ormanı, onlarca memeli, yüzlerce kuş türünün evi olan bir doğal hazine. Silky Oaks Lodge, bu görkemli hazinenin ortasında 40 tane ağaç eviyle benzersiz bir konaklama sunmanın yanı sıra, bölgedeki tarihleri 50 bin yıl kadar öncesine dayanan yerli Kuku Yalanji halkıyla birlikte çalışmasıyla da yerel dokuyu koruyan ve misafirlerine yansıtan bir bakış açısına sahip. Bireysel yahut rehberli doğa keşifleri, kültürel geziler, su sporları ve gözlem konularında sayısız fırsat sunan Silky Oaks Lodge, doğa tutkunu gezginlere ömürlük bir deneyim yaşatıyor.

Suyun Sakin ve Romantik Yolu

MS Leonora Nehir Turları

Büyüleyici güzelliğe sahip meşhur Avrupa nehirlerinde, tarihî şehirleri bir bir kat eden nehir gemileriyle unutulmaz bir keşfin rotasını çizmeye davetlisiniz.

Amsterdam, Antwerp, Rotterdam, Köln, Rudesheim, Basel ve Strazburg gibi hafızalara kazınacak şehirleri, şıklığı ve zarafetiyle göz dolduran MS Leonora Nehir Gemisi ile keşfediyoruz. HTL River Cruise ailesinin bir parçası olan 110 metre uzunluğunda ve 138 kişi kapasiteli MS Leonora Nehir Gemisi, Ren Nehri üzerinde büyüleyici bir yolculuk boyunca sizlere lüksü, konforu ve şıklığı yaşatacak.

Avrupa’nın en meşhur nehirlerinden biri olan, İsviçre Alpleri’nden doğup Fransa, Hollanda ve Almanya’yı kat eden ve nihayetinde Rotterdam’da Kuzey Denizi’ne dökülen Ren nehri için, Avrupa tarihinin içinde akıyor demek yanlış olmayacaktır. Derin bir tarihî birikim ve doğal güzelliği buluşturan Ren Nehri’ni gemiyle kat etmek bu muazzam doğal ve kültürel zenginliğe de yüz yüze tanıklık etmenin en keyifli yollarından biri. MS Leonora Nehir Gemisi de bu seyir boyunca gemi dahilindeki aktiviteleri, konforlu imkânları, şık dekorasyonu ve leziz menüsüyle sizlere, el üstünde tutulduğunuzu hissettiren bir tecrübe yaşatacak.

Tarihin Kıyılarında Sayısız Keşif

Hollanda, Almanya ve Fransa’yı kapsayan MS Leonora Nehir Gemisi turlarımız, Temmuz ayı boyunca mavilerde yol almayı bir tutku hâline getirmiş gezginleri ağırlamaya hazırlanıyor. İstanbul ya da İzmir’den direkt uçuşla başlayacak olan turlarımızda 3 günden 7 güne varan farklı seçenekler Ren Nehri ve onun bir kolu olan Mosel Nehri’ni keşfetmek için sizleri bekliyor.

Romantik Ren Geçişi bölgesinin de dahil olduğu seçeneklerde Orta Çağ’a has mimarinin nehir kıyısından muazzam manzaralarına tanıklık edecek, 20’den fazla kalenin heybetine hayran kalacağız. Demirlediğimiz şehirlerin birçoğunda dileyen misafirlerimiz için ekstra şehir ve kasaba gezileri düzenlenecek. Amsterdam’da Kanal ve Zaanse Schans Değirmenler gezisi; Volendam, Giethoorn turu; Almanya Köln, Düsseldorf, Reichsburg, Cochem, Heidelberg turları; Rüdesheim’da tren turu ve Müzik Müzesi gezileri; Fransa’da ise Strazburg, Colmar

ve Basel gezileri ekstra olarak keşfe çıkılabilecek rotalar arasında yer alıyor. MS Leonora Nehir Gemisi ile Avrupa’nın kalbinde, 3 farklı ülkede çıkacağımız Ren Nehri turlarında kültürlerin, mimarinin, doğanın ve tarihin mirasları arasında günler geçirerek tanık olduğumuz güzellikleri hafızalarımıza kaydedecek, suyun akışıyla birlikte yol boyu anılar, duygular ve heyecanlar biriktirerek geri döneceğiz.

Hayatı Kutlayan Bir Tatil

Ela Excellence Resort Belek

Tarihin ve doğanın kesişimi mistik Akdeniz coğrafyasında, akvaryum gibi suların, antik şehirlerin görkemini taşıyan eşsiz bir konaklama deneyimi... Ela Excellence Resort Bellek, hayalinizde tatilin açık adresi...

Renklerin Ahengi, Akdeniz’in Büyüsü

Akdeniz’in turkuaz sularında konforun ve seçkin bir konaklama deneyiminin benzersiz ismi Ela Excellence Resort Belek, ismini birden fazla rengi içinde barındırmasından, çok kültürlü, çok çeşitli hizmet anlayışından alıyor. Lobiye adım atar atmaz bir kültür mozaiğinin ve Türk misafirperverliğinin zarafetini hissediyorsunuz. Mimari ve dekoratif anlamda da seçkin öğeleri bir arada buluşturan Ela Excellence Resort Belek pastel tonlar, zarif motifler ve keyif veren dokularla her arzuya hitap eden odalarında ünlü tasarımcıların estetik dehasını taşıyor. Zeytin ağaçlarının binlerce yıllık bilgeliğinin huzurunu yaşayacağınız Ela Excellence Resort Belek, size büyülü bir dünyanın ve benzersiz bir lüksün tadını yaşatacak.

Lezzetlerin Buluşma Noktası

Ela Excellence, gastronomi alanında iddialı seçeneklerle konuklarına lezzet şöleni yaşatmada oldukça deneyimli. La Sofa, La Salsa, Galata Tavern, La Perla, Akari Teppanyaki, La Sante ve Anatolia 7/24 isimli 7 farklı a la carte restoranıyla hizmet veren Ela Excellence Resort, her damak zevkine hitap edecek farklı seçenekleri barındırıyor. Vegan, vejetaryen ve diyet odaklı tercihleri de barındıran geniş gastronomi dünyasıyla, toprağın bereketinden ilham alan büyülü sofralar kuruyor.

Tazelenmenin Konforu Huzurla, güven içinde keyifli bir tatil geçirmek için Ela Excellence Resort Belek’in size sunacağı seçenekler saymakla bitmeyecek türden. Hayallerinizdeki tatilin ötesinde bir deneyim yaşamanızı sağlayacak Ela Excellence Resort Belek’in Elazen Spa Merkezi, şifa ve arınmanın adresi. Zihne, bedene ve ruha dinginlik kazandıracak spa, masaj ve ayurvedik terapiler ile gücünü doğadan alan bir tazelik sunan Elazen Spa, bedeninize ve ruhunuza dinginliğin keyfini, kendinizi şımartmanın ve el üstünde tutulmanın konforunu vadediyor. Bulunduğu konumda Antalya’nın sayısız kumsal, koy, kanyon, şelale gibi doğa harikalarına bir adım ötede olan Ela Excellence Resort macera ve huzur hissini doyasıya yaşatacak. Akdeniz’in vazgeçilmezi Antalya’da, doğal, kültürel ve tarihî atmosferin kalbinde, ayrıcalıklı hizmet anlayışıyla tatiliniz eşsiz bir mücevhere dönüşecek.

Çocukların Rengârenk Hayal Dünyası da Burada Tazelenmenin Konforu

Huzurla, güven içinde keyifli bir tatil geçirmek için Ela Excellence Resort Belek’in size sunacağı seçenekler saymakla bitmeyecek türden. Hayallerinizdeki tatilin ötesinde bir deneyim yaşamanızı sağlayacak Ela Excellence Resort Belek’in Elazen Spa Merkezi, şifa ve arınmanın adresi. Zihne, bedene ve ruha dinginlik kazandıracak spa, masaj ve ayurvedik terapiler ile gücünü doğadan alan bir tazelik sunan Elazen Spa, bedeninize ve ruhunuza dinginliğin keyfini, kendinizi şımartmanın ve el üstünde tutulmanın konforunu vadediyor. Bulunduğu konumda Antalya’nın sayısız kumsal, koy, kanyon, şelale gibi doğa harikalarına bir adım ötede olan Ela Excellence Resort macera ve huzur hissini doyasıya yaşatacak. Akdeniz’in vazgeçilmezi Antalya’da, doğal, kültürel ve tarihî atmosferin kalbinde, ayrıcalıklı hizmet anlayışıyla tatiliniz eşsiz bir mücevhere dönüşecek. Antalya’nın cennet köşelerinden biri olan Belek’te, 110.000 metrekarelik bir alanda konumlanan Ela Excellence Resort Belek, aile oteli konseptini geliştiren pek çok detaya sahip. Otel dahilinde, çocukların ve ebeveynlerin hem kaliteli zaman geçirmeleri hem de dinlenebilmeleri için yaratıcı konseptlerle hazırlanmış çok çeşitli olanaklar sunuluyor. Özellikle çocukların vakitlerini hem eğitici hem de öğretici aktivitelerle geçirebilmeleri Ela Excellence Resort Belek’in dikkat çekici özelliklerinden biri. Everland Kids World, hem doğayla hem dijital dünyayla entegre bir şekilde çocukların eğlenirken öğreneceği bir prensibi esas alıyor. Uzman eğitimcilerin yer aldığı Mini Club, Midi Club ve Teen Club gibi ayrı ayrı her yaşa özel kulüp etkinliklerinde çocuklar tatili eğlence, keşif ve yaratıcılıkla geçiriyor. Bir çocuğun hayal dünyasına sonsuz imkânla eşlik eden Meslek Akademisi’nde, çocuklar yetişkinler misali doktor, itfaiyeci, polis, aşçı vb. meslekler seçerek bunları uzmanlar eşliğinde hem öğrenip hem oynayarak deneyimleyebiliyorlar. Ele Excellence Resort Belek'te sevdiklerinizle, konfor, güven ve şıklığı, güler yüzlü çalışanların sizi el üstünde tutan prensipleri ile tatil anılarınız tüm ışıltısıyla hafızalarınıza yer edecek. Konaklamada A'dan Z'ye her detayı yetkin biçimde sunan Ela Excellence'ta tatiliniz emin ellerde.

Yükselen Trendler!

Zarafet ile Kol Kola Haremlique à La Mer Seyahat Çantaları Tekstil alanında şıklığı, zarafeti ve kaliteyi yansıtan tasarımlarıyla dikkat çeken Haremlique İstanbul, lüks plaj giyimi alt markası Haremlique à La Mer ile seyahatinizde size eşlik edecek en ışıltılı parçalara imza atıyor. Haremlique seyahat çantaları ilhamını tarihten, mimariden, geleneklerden alarak şıklığa yeni bir boyut kazandırıyor. Pastel tonlarda renkleri, kullanışlı tasarımı ve keyifli dokusuyla Haremlique à La Mer seyahat çantaları yolculuğunuzun en zarif parçaları olmaya aday.

Duyular Bu Notalara Teslim Tom Ford - Bitter Peach (Unisex) Dünyaca ünlü Tom Ford parfüm markasının Private Blend ailesine yepyeni bir üye katıldı: Bitter Peach. Amber ve vanilya ağırlıklı bir koku olan ve hem kadın hem erkek için tasarlanan Bitter Peach, hem tatlı notaları hem de baharatlı duyumu ile çekiciliğe yepyeni bir esans katıyor. Ana notalarını şeftali, kan portakalı, kakule ve helyotrop bitkisinin oluşturduğu Bitter Peach, rom, kanyak, yasemin, paçuli, sandal ağacı gibi detaylarıyla da zihni, duyuları ve duyguları harekete geçiren bir etkiye sahip.

Telefon Fotoğrafçılığına Doğru Akıllı Telefonlar için Optik Kamera Lensleri Profesyonel fotoğrafçıların dahi tercih edebileceği teknolojik donanıma olanak sağlar biçimde tasarlananan akıllı telefonlarımıza bu alanda en büyük katkı kameralara eklemlenebilen optik lensler. Pek çok teknoloji markasının yarıştığı bu başlıkta görüntü sabitleme, 10x zoom ve küçük boyutu ile Sony DSC-QX10 Smart Lens; astro fotoğrafçılık alanına ilgi duyanlar için Olivon 8-24×40 Zoom Monoküler modeli; makro görüntü yakalamada tercih edilebilecek ve klipsli olmasıyla pratik Xenvo Pro Lens Kiti bu alanda karşılaşabileceğiniz en kapsamlı seçenekler.

Bu Yaz Rengârenk ve Dinamik Dior 2022 İlkbahar-Yaz Moda tarihine yön veren markalardan Dior, 2022 İlkbahar-Yaz koleksiyonunda hem yeniye hem de eskiye vurgular yapan heyecan verici tasarımlara yer veriyor. Spor vurgusunu ön plana çıkarak bol ve rahat kıyafetler; Dior için alışılmışın dışında turuncu, sarı, zümrüt yeşili gibi canlı renkler; pastel tonlara parlaklığı ve püskülleriyle çekicilik kazandıran ışıltılı mini elbiseler ve 60’ların modasında devrim niteliğinde kabul edilen Slim Look ile unutulmaz Dior modacısı Marc Bohan’a da saygı duruşu niteliğinde temiz kesim parçalar Dior’un koleksiyonunda göze çarpıyor. Bir moda devi yeni sezon koleksiyonuyla hem tarihin hem de bugünün nabzını yeniden tutuyor.

Aşkın Şehrinde Lezzetlerin Buluştuğu Otel Cheval Blanc Paris Aşkın ve sanatın şehri Paris’in incisi Seine Nehri’ne nazır, Belle Epoque mimarisinin ışıltısını taşıyan beş yıldızlı otel Cheval Blanc, lezzetlerin büyülü dünyasını da konuklarına tüm görkemiyle sunmayı başarıyor. Gastronomi dünyasının 3 Michelin yıldızlı şefi Arnaud Donckele’nin hünerli yaratıcılığıyla oluşturulan Plénitude'de ve gündüz kafe-fırın, akşamları kokteyl salonu olan Limbar'da Paris’e has lezzetlerin tadını çıkarabilirsiniz. Atıştırmalıklarıyla hafızalara kazanan Le Tout Paris ise klasik bir Paris bistrosu keyfine davet ediyor. Langosteria isimli restoranı ise İtalyan lezzetlerine doğru unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor. Birbirinden farklı ve her biri ayrı tatlara kapı aralayan restoranlarıyla Cheval Blanc Paris, adını ve tadını yemek kültürüne Fransız şıklığıyla kazımaya devam ediyor.

Zarafeti Dantel Gibi İşleyen Koleksiyon Chopard - Precious Lace Mücevher alanında İsviçre’nin köklü ve öncü markalarından Chopard, yeni koleksiyonuyla zarafetin ince işçilik ve detaylarda gizli büyülü dünyasına davet ediyor. Precious Lace koleksiyonunda, oval kesim, minik boyutlu değerli taşların ışıltılı görkemine dantelin yumuşak ve hafif dokusu eşlik ediyor. Küpe, kolye, yüzük ve bilezik alanında parçalar sunan Precious Lace koleksiyonu, aynı anda parıltılı ve duru, kışkırtıcı ve dingin olabilen yaratıcılığıyla şıklığı dantel gibi işleyerek göz dolduruyor.

En Şık ve En Özel Alanınız:

Four Seasons Private Residences

Seçkinliğin ve kalitenin değişmez adreslerinden Four Seasons Otelleri, ilk otelini açtığı 1961 yılından bu yana çağın gerekliliklerini, teknolojisini, lüks ve konfor anlayışını gururla taşıyan öncü markalardan biri. Four Seasons’un kişiye özel konaklama seçeneği Private Residences da lüksü bir yaşam biçimi hâline getirerek gündelik hayatın bir parçası kılan seçeneklerden.

Göz alıcı şehir ışıklarıyla donanmış bir metropolde, tarihî çehresiyle büyüleyen kadim şehirlerde, berrak suların dinginleştiren etkisiyle çepeçevre meşhur adalarda ya da otantik dokusu ve kültürüyle cezbeden mistik coğrafyalarda… Four Seasons Private Residences’ta konforlu ve ayrıcalıklı bir konaklamanın, evde olmanın tadını çıkarın.

Four Seasons Otelleri’nin hayata geçirdiği Private Residences seçeneği, ev konforunu, Four Seasons'ın lüks yaklaşımı ile en şık ve en özel şekilde buluşturuyor. Michelin yıldızlı menüler, yerel spa deneyimi, istediğiniz an ulaşabileceğiniz yardımcılar ile her an ayrıcalıklı olmanın keyfini hissedebilirsiniz. Profesyonel ekibin sizi el üstünde tutan, her gün gülümseten bir sürprizle şımartmaya önem veren, güvenlik ve sağlık prosedürlerine yüksek düzeyde önem veren, huzurlu vakit geçirmenizi sağlayan yaklaşımlarıyla Four Seasons Private Residences’ta, size arkadaşlarınız ya da ailenizle keyifli vakit geçirmenin, anılar biriktirmenin ferahlığını ve mutluluğunu yaşamak kalıyor.






Diğer Sayılar